Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
Büyükşehir – Genişşehir

          Yazar

   Sinan GÜVENDİ

   Uzun süredir büyükşehir yapılacak 13 il,  gündemi bir hayli meşgul etmektedir. Öyle görünüyor ki seçim zamanı yaklaştıkça daha da fazla meşgul edecek. Aslında , hak eden büyükşehir olur, bunda ne var? denilebilir ama  ortaya atılan ve basında da yer alan görüş, plansız yapılaşmayı da önlemek için, Büyükşehir belediyelerinin sınırlarının, İstanbul ve Kocaeli’nde olduğu gibi tüm il sınırları olacağı şeklindedir. Bu durumda büyükşehirlere bağlı köyler ve beldeler belediyeye mahalle olarak bağlanırken, diğer illerdeki köylerin hizmeti il özel idarelerinde kalıyor, yani iki farklı sistem ortaya çıkıyor.

   Her ne kadar yeni yasa eyalet sistemine benzetilerek eleştirilse de, yerel hizmetler açısından büyükşehir uygulamasının daha da geliştirilerek yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, hatta  ilerde büyükşehir potansiyeli olmayan ama birbirine yakın illerin de birleştirilerek (isteğe bağlı) büyükşehir yapılması, tüm sahillerin , tarihi ve turistik alanların (bütünşehir veya büyükşehir yada değil) belediye sınırlarına dahil edilmesi en önemlisi de  yerel yönetimlerin güçlenerek yerinden yönetimin daha etkin olması kuşkusuz demokrasiyi güçlendirecektir. Dahası bu konunun önemli olduğuna ve toplumda enine boyuna tartışılması gerektiğine inanıyorum.

   Buradaki birinci sorun Balıkesir, yada Muğla gibi kırsal alanı geniş olan illerde nasıl bir düzenleme yapılacağı, ikincisi il nüfusu 750.000- i geçmese de il merkezi çevresinde yoğunlaşan yüksek nüfusa sahip il’ler, Üçüncüsü de büyükşehir olmayan ama nüfus yoğunluğu yaşanan sahil illeri. Yani aslında 81 vilayetin birlikte ele alınması ve 3 yada 4 farklı sistem gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

   Yeni sistemde il sınırları içindeki tüm ilçelerin büyükşehir’e ve ilçe sınırlarındaki tüm beldelerinde ilçe belediyelerine bağlanması da  gerekli olabilir fakat beldeler konusunda uzaklık mesafesine bakılması vatandaşın hizmet alımını kolaylaştıracaktır. Birtakım hizmetlerin tek elden yürütülmesi sabit maliyetlerde avantaj sağlayacağı gibi, bu gün ekonomik gücü zayıf olan belde belediyelerinin de  sağlıklı hizmet verme konusunda sıkıntı yaşadığı bir gerçek. Ama burada  Muğla’ya 124km mesafedeki Fethiye’yi veya Mersin’e 224 km mesafedeki Anamur’u büyükşehire bağlarken, toplam il nüfusu 750.000 in altında olan fakat merkez ilçe ve çevresindeki günübirlik hizmet verilebilen alan nüfusu 300.000 leri bulan illere de yeni bir düzenleme yapmak gerekmez mi? Yada illerin nüfus yoğunluğunu göz önünde bulundurmak gerekmez mi?

   Yada  büyükşehir olmayan yerlerde plansız yapılaşma devam mı edecek ?

   Aslında her vilayetin kendine özgü koşulları olduğundan dolayı ayrı ayrı ele alınması daha faydalı olacaktır. Örneğin Trabzon’da tüm sahil büyükşehir’e dahil edilebilir, edilmelidir de. Bu uygulama başta imar olmak üzere bir çok açıdan yararlı olacaktır. Ama aynı sahil ve aynı sorunlar Giresun da, Zonguldak’da veya Rize’de de var.

   Bu noktada büyükşehir olmayan illerde de , yüzölçümüne göre geniş il uygulamasına gidilebilir. Bir çok yerde bir ilçe merkezine bitişik yada 3km – 5km mesafede başka bir ilçe veya belde belediyesi görmek mümkün. Yani bir il yada ilçe merkezine belirli bir mesafedeki beldeler o ilçe belediyesine dahil edilirse (geniş il veya ilçe) yine düzensiz yapılaşma önlenmiş olur.

   Kısaca il nüfusu 750.000 i geçen iller bütünşehir yapılırken, il nüfusu 750.000 in altında kalan fakat 300.000 nüfusa günübirlik hizmet mesafesi bir saati geçmeyen illerde de büyükşehir veya genişşehir uygulamasına gidilebilir.

   Örneğin, Çanakkale’nin Gelibolu, Eceabat, Ezine, ve Lapseki (hatta Gökçeada) ilçeleri kolaylıkla merkezle bütünleştirilebilir. Zonguldak, yüzölçümüne göre, tüm il sınırları ile il nüfusuna bakılmaksızın büyükşehir olabilir çünkü yüzölçümü diğer illere göre çok daha düşüktür, yani Zonguldak merkezden en uzak ilçe olan Alaplı mesafesi sadece 59 km dir. Giresun, Ordu ve Rize tüm sahil ilçeleriyle birlikte (iç ilçeler hariç) büyükşehir veya genişşehir olabilir. Sahil olmayan bölgelerde de , il nüfusuna bakılmaksızın, merkez ilçe ve günübirlik hizmet mesafesindeki (40-50km) nüfus 250.000 i geçiyorsa genişşehir uygulamasına geçilebilir, Örneğin: Afyonkarahisar (merkez ilçe 255.334), Isparta (merkez ilçe 213.511), Adıyaman(merkez ilçe 270.117) vb, ayrıca günübirlik hizmet mesafesini düşünürsek bu nüfuslar daha da artıyor.

   Şu bir gerçek ki : Vilayetin 100 km 150 km  uzağındaki ilçe ve köylerin nüfusuna göre karar verilirken, il merkezinin çevresindeki günübirlik hizmet verilebilecek nüfusu da değerlendirmeye almak bence daha verimli sonuçlar doğuracaktır. Örneğin bu mesafe sahil bölgelerinde il merkezine 60-75 km civarı bir mesafe ve iç bölgelerde veya dağlık bölgelerde ise 40-50 km civarı bir mesafe olarak ele alınırsa günübirlik hizmet mesafesi elde edilmiş olur.

SONUÇ:

   Her şehrin öznel koşullarına göre üç farklı ölçü ile büyükşehir statüsü ele alınabilir.

1-İl nüfusu 750.000 i geçen iller büyükşehir statüsüne yükseltilebilir, BÜTÜNŞEHİR.

2-Merkez ilçe ve çevresinin (sahillerde 75km iç bölgelerde 50km civarı) nüfusu 250.000 i geçen (veya 300.000) iller BÜYÜKŞEHİR veya GENİŞŞEHİR statüsüne yükseltilebilir.

3-İllerin nüfus ve yüzölçümü arasında bir oranlama ile, ilin tamamının BÜYÜKŞEHİR veya BÜTÜNŞEHİR yapılması düşünülebilir (Örnek: Zonguldak).

   Geniş İlçe: Büyükşehir statüsü olmayan illerde, merkez ilçe yada diğer ilçelere bitişik yada 3-5km  mesafedeki beldeler ilçe belediyelerine bağlanabilir (Örnek 10km mesafe) BÜYÜK İLÇE. Bu şekilde sınırları genişletilen ilçelerde de plansız yapılaşmanın önüne geçilmiş olur.

   Yerel yönetimlerin daha da güçlendirilmesi açısından, bölgesel kalkınma açısından, ulaşım açısından, kentleşme açısından ve daha bir çok açıdan bütünşehir, büyükşehir veya genişşehir uygulaması yerinde bir uygulamadır. Ancak tekrar altını çizmekte yarar var ki, her vilayeti kendi öznel koşulları içinde değerlendirmek daha verimli sonuçlar doğuracaktır.

   Elbette tüm bunlar yerel yönetimlerin ekonomik olarak güçlendirilmesi ve yerinden yönetimle anlam kazanacaktır. Aksi halde, büyükşehir yapmak da, genişşehir yapmak da fazla bir anlam ifade etmeyecektir. Burada siyasi kaygılar ve oy kaygıları bir tarafa bırakılarak, sağlıklı bir idari yapılanma ve uzun vadeli planlamanın gerekli olduğu şüphesizdir.

   Sevgiyle kalın.

30 Eylül 2012

BİLGİLER
tarafından 19 Kasım 2012 - 03:57 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 799 views kez Okunmuştur.
PAYLAŞ
1
Yorum yapın

Yorum yapma kapalı.


1