Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
CHP’ li Barış Karadeniz den ücretli çalışanlar için “Vergi Adaleti” teklifi
Yaklaşık 25 milyon ücretli çalışanı daha fazla vergi ödemekten kurtaracak teklif CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz’den geldi. Karadeniz, “Ödeme gücüne göre vergileme ilkesine ters düşmüş ve ücretliler aleyhine gelişmiş sistemde değişiklik öngörüyoruz” dedi.

 

14 Temmuz 2016 Çarşamba, 22:00

 

Yaklaşık 25 milyon ücretli çalışanı daha fazla vergi ödemekten kurtaracak teklif CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz’den geldi. Karadeniz, “Ödeme gücüne göre vergileme ilkesine ters düşmüş ve ücretliler aleyhine gelişmiş sistemde değişiklik öngörüyoruz” dedi.

 

CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, ücretle çalışanlarının vergi adaletsizliği nedeniyle daha çok vergi vermek zorunda kaldıklarını söyledi. Başta asgari ücretliler olmak üzere, işçi ve memurların enflasyonla mücadele eden ücretlerinin bir de artan oranlı vergi tarifesine göre hesaplanması nedeniyle daha da eridiğini savunan CHP’li Karadeniz, ücretliler için vergi adaleti sağlayacak kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

 

Yaklaşık 25 milyon ücretli çalışanı yakından ilgilendiren 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması (Ücretliler İçin Vergi Adaleti Sağlanması) hakkında kanun teklifi CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz tarafından hazırlanarak Meclis Başkanlığı’na sunuldu.

 

Ücretlilerin Gelir Vergisi Sabitleniyor

 

Kanun teklifi, başta asgari ücretliler olmak üzere kamuda çalışanlar ile işçilerin gelir vergisinin “artan oranlı vergi tarifesine” göre hesaplanması sistemi sonlandırılıyor. Buna göre bir üst vergi dilimine geçiş yapan ücretle çalışanların daha fazla vergi vermesinin önüne geçilmesi öngörülen kanun teklifinin gerekçesinde “Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesi değiştirilerek, gelir vergisine tabi gelirlerin oranlar ile vergilendirilmesi sona erdirilmiş, gelir vergisine tabi gelirler memur maaş katsayısına, dolayısıyla bu katsayının artışına sabitlenerek, ücretlilerden, memur maaş artış oranı ile elde edilecek miktar kadar kesinti yapılması öngörülmüştür. Böylelikle, genel bütçe kanunu ile tespit edilen katsayı ile bu kanun teklifinde öngörülen göstergelerin çarpımı sonucu elde edilecek miktar kadar ücretlilerden vergi kesintisi yapılmış olacak, dolayısıyla ücreti artan arttığı oranda vergi ile muhatap olacaktır” denildi.

 

KANUN TEKLİFİNİN GEREKÇESİ VE METNİ :

GEREKÇE

Anayasanın “vergi ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür” hükmü yer almaktadır. Bu anayasal hükümle amaçlanan, herkesin kamu harcamalarına katkıda bulunmak üzere vergi ödemekle yükümlü olduğunu vurgular. Fakat Anayasanın bu hükmü katkıda bulunurken vatandaşın yapacağı ödemenin mali gücüne göre olması gerektiğini de vurgular. Bununla birlikte mükelleflerin vergi ödeme güçleri dikkate alınmak suretiyle vergilendirilmeleri kısaca vergide eşitlik ilkesidir.

 

Devlet Personel Daire Başkanlığı’nın Mayıs 2016 verilerine göre; memur, hakim ve savcılar, öğretim elemanları, sözleşmeli personel, işçi, geçici personel ile askeri personel olmak üzere toplam 3 milyon 390 bin 738 kişi kamuda istihdam ediliyor. Yine, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Mart 2016 verilerine göre; toplam 20 milyon 506 bin 832 sosyal güvenlik kapsamında aktif olarak çalışıyor.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde etmiş oldukları ücret gelirlerini gelir vergisine tabi tutmaktadır. Bilindiği gibi ücret gelirleri, Gelir Vergisi Kanununun 23, 24, 25, 26, 27, 28 ve 29 uncu maddeleriyle kısmen veya tamamen istisna edilmiş olup, istisna uygulamasında ücret geliri elde eden kişilerin durumu da etkili olmaktadır. Mevzuatımız, ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinde belirtilen indirimler yapılmak suretiyle safi tutar tespit edilmekte, söz konusu indirim yapıldıktan sonra kalan bir tutar varsa, bu tutardan sakatlık indirimi de düşülmek suretiyle vergi matrahı tespit edilip matrah üzerinden de 103 üncü maddede belirtilen artan oranlı vergi tarifesine göre gelir vergisi hesaplanmaktadır. Hesaplanan gelir vergisinden, ücretlinin şahsi durumuna göre tespit edilen asgari geçim indirimi mahsup edilmektedir. Yani, ücret, Kanunun vergi nispetlerini belirleyen 103 üncü maddesindeki hükümler ve oranlar neticesinde vergilendirilmektedir. Gerçek kişilerin gelirleri artan oranlı tarifeye göre % 15 ile % 35 arasında oranlara tabi tutularak vergilendirilmektedir. Yani, mevzuatımızda emek geliri üzerinden artan oranlı vergi tarifesi uygulanmaktadır.

 

Ayrıca mevzuatımızda vergi matrahı çeşitli miktarlara göre basamaklara ayrılmakta ve vergi matrahını oluşturan basamak yükseldikçe vergi oranı da artmakta ve basamakların her birine kendisine karşılık gelen oran değil, tüm matraha en yüksek basamağa karşılık gelen oran uygulanmaktadır. Böylece vergi matrahı yükseldikçe tüm matraha uygulanacak olan oran da yükselmektedir. Yani matrahtaki artış çok az olsa bile, bir basamaktan diğerine geçildikçe yeni basamağa karşılık gelen oran tüm matraha uygulandığından vergi yükü çok fazla yükselmekte ve ödeme gücüne göre vergileme ilkesi açısından gerçek ödeme gücünü kavramaya ters düşmektedir. Sonuç olarak, bu durum vergi adaletiyle de bağdaşmamaktadır.

 

Emek geliri üzerinden artan oranlı vergi tarifesi uygulamasına bağlı olarak Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, yukarıda da sözünü ettiğimiz ödeme gücüne göre vergileme ilkesi’ne ters düşmüş ve ücretliler aleyhine gelişmiştir. Kamu çalışanlarına gerçek enflasyonun çok altında yapılan zamlar, uygulanan vergi oranları nedeniyle (vergi oranlarının özellikle de yüzde 15’ten yüzde 20’ye yükselmesi aşamasında) ücretlere yapılan zamdan fazla vergi kesintisi söz konusu olmakta, bu da kamu çalışanlarının alım gücünü her geçen gün biraz daha düşürmekte, emekçilerin ücretleri gün geçtikçe erimektedir. Yine aynı şekilde 1.300 liraya yükseltilen asgari ücrette geçim indiriminin 1.300 liraya dahil edilmesi, ayrıca ekim ayından itibaren bir üst vergi dilimine geçiş yapacak olmaları nedeniyle asgari ücretle çalışanlar daha fazla vergi vermeye başlayacaklar.

 

Bugün Dünya’da da tartışılan konular arasında yer alan artan oranlı tarife uygulamasının birçok sorun yarattığı bu sorunların artmasının sonucunda da ülkelerin artan oranlı vergileme tarifesine alternatif aramak zorunda kaldığı bilinen bir gerçektir. Ücretli kesim açısından vergilerin salınmasında, ücretlilerin ödeme gücü, vergilendirmede adalet ilkesi ve sosyal devlet ilkesi ile vergi sisteminin adil olmasına son derece önemlidir.

 

Bu kanun teklifi ile, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesi değiştirilerek, gelir vergisine tabi gelirlerin oranlar ile vergilendirilmesi sona erdirilmiş, gelir vergisine tabi gelirler memur maaş katsayısına, dolayısıyla bu katsayının artışına sabitlenerek, ücretlilerden, memur maaş artış oranı ile elde edilecek miktar kadar kesinti yapılması öngörülmüştür. Böylelikle, genel bütçe kanunu ile tespit edilen katsayı ile bu kanun teklifinde öngörülen göstergelerin çarpımı sonucu elde edilecek miktar kadar ücretlilerden vergi kesintisi yapılmış olacak, dolayısıyla ücreti artan arttığı oranda vergi ile muhatap olacaktır.

 

Bu düzenleme, başta asgari ücretliler ve kamu çalışanları ücretlerinin vergiye konu olan matrahtaki artış çok az olsa bile, bir basamaktan diğerine geçmeyeceği için yeni basamağa karşılık gelen oranla muhatap olmayacak, dolayısıyla vergi yükü çok fazla yükselmeyecek ve ödeme gücüne göre vergileme ilkesi açısından gerçek ödeme gücü kadar Anayasal ödevini yerine getirmiş olacaktır. Sonuç olarak, emekten yana, etkin, verimli ve adil bir vergi sistemine ulaşmak için önemli bir adım olarak bu kanun teklifi hazırlanmıştır.

 

31/12/1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (ÜCRETLİLER İÇİN VERGİ ADALETİ SAĞLANMASI) HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan” ibaresi “103 üncü maddeye göre hesaplanan” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2- 193 Sayılı Kanunun 32 inci maddesinin ikinci fıkrası ikinci cümlesindeki “103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın” ibaresi “% 5 oranının” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 3- 193 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) alt bendinde yer alan “103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan” ibaresi “103 üncü maddeye göre hesaplanan” şeklinde, (c) alt bendinde yer alan “103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan” ibaresi “103 üncü maddeye göre hesaplanan” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 4- 193 sayılı Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“Gelir vergisine tabi gelirler, gelir vergisi matrahının memur maaş katsayısı çarpımı sonucu elde edilecek miktar kadar vergilendirilirler.”
MADDE 5- 193 Sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “103 üncü maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle” ibaresi “103 üncü maddeye göre” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 6- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 120 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “103 üncü maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda” ibaresi “%15 oranında” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 7- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 8- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 9- Bu Kanun hükümlerini Maliye Bakanlığı yürütür.

BİLGİLER
tarafından 14 Temmuz 2016 - 22:06 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 111 views kez Okunmuştur.
PAYLAŞ
1
Yorum yapın

Yorum yapma kapalı.


1