Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
Diyojen

Diyojen

Diyojen (Diogenes) (Yunanca: Διογένης ὁ Σινωπεύς), M.Ö. 412(ya da M.Ö. 404) – M.Ö. 323 yılları arasında yaşamış Kinik felsefesinin öncüsü ünlü filozoftur. Sinop‘ ta doğmuş Korint‘ de ölmüştür. Sinoplu Diyojen ve Kinik Diyojen olarak da bilinmektedir.

Sıklıkla 10.- 11. yüzyılda aynı bölgelerde yaşamış Bizans subayı, dönemin prensesi Evdoksia ile evlenerek imparator olan 1071 Malazgirt savaşında Alparslan‘ a yenilen Romen Diyojen (IV. Romanos Diogenes) ile karıştırılmaktadır.

Yaşamı

M.Ö. 412 (veya M.Ö. 404) yılında dönemin Yunan kolonisi olan Karadeniz‘in Sinope (Sinop) ilinde doğmuştur. Yaşamının Sivas’ta geçen ilk yılları hakkında babası, Hicesiasin kuyumcu ve sarraf olduğu bilgisi haricinde fazla kaynak yoktur. Babası ve Diyojen’in kalpazanlık ve para tahribatı suçuyla Atina‘ ya sürgün edildiği bilinmektedir. Arkeolojik kazılarla 4.yüzyıla ait Hicesias imzası taşıyan dövülmüş demirden keski madeni paralar çıkarılmış olsa da siyasi veya mali nedenlerle tahrip edilmiş olması olası olan bu paraların tahribat nedenini açıklayan bulgu ve kaynak yoktur.

Atina

Diyojen, sürgün edilen babasıyla Yunanistan‘a gitmiştir. Kısa bir süre sonra onu terk eden “Manes”adındaki köle ile geldiği Atina‘ da dönemin medeniyetine karşı çıkmış bir köpek gibi yaşamaya karar vermiş, böylece “kynikos” (köpeksi) adını almıştır. Dinde, davranışta, giyimde, barınmada, yiyecek ve terbiyede bütün geleneği reddetmiştir.

Atina’da tanıştığı Sinizm öğretisinin kurucusu Antisthenes kendi felsefe ve öğretisini Dijoyen’e öğretmiştir Sokrates’den ders alan Antisthenes, Sokrates’in ölümünden sonra kendi okulunun başına geçip gerçek erdemin kişinin kendine egemen olmasına, tutkularından ve öbür insanlara bağımlılıktan kurtulmasına dayanan kinik felsefesinin kurucularından olmuştur. Diyojen, Atisthenes’in doğaya uygun yaşam çağrısına uymuştur. Hayatını son derece fakir olarak geçiren Diyojen’in içinde yaşadığı bir fıçısı ve bir çanağı vardır. Rivayetlere göre bir gün bir çeşme başında avucu ile su içen bir çocuğu gördüğünde “Bu çocuk bana fazladan eşyam olduğunu öğretti” diyerek elindeki çanağı da atmıştır.

Korint

Aegina‘ya giderken korsanlar tarafından kaçırılıp Xeniades isminde bir adama satılarak Korint ê geldiği rivayeti yaygın olan Diyojen, Xeniades’in iki oğluna öğretmenlik yapmıştır. Hayatının kalanını yaşadığı Korint’te sokak yaşamını sürdürmediği, erdemli bir bilgine dönüştüğü de rivayet edilmektedir.

Büyük İskender ve Diyojen

Aristotelesin öğrencisi olan Büyük İskender felsefeye meraklı filozoflara değer veren bir hükümdardır. Corinth’e gelen Büyük İskender, Diyojen’i ziyaret etmiş ve bir dileği olup olmadığını sormuştur. O ise bu soruya “Gölge etme başka ihsan istemem.” yanıtını vermiştir. Daha sonra ünlü imparator Büyük İskender olmasaydım ‘Diyojen’ olmak isterdim demiştir.

Ölümü

Kuduz bir köpeğin ısırığıyla, çiğ ahtapot yeme alışkanlığına bağlı olarak ya da nefesini tutarak intihar ettiği gibi pek çok ölüm sebebi rivayet edilmektedir.

Eflatun‘un Çılgın Sokrat dediği, çok güzel konuşan, üstün zekası ile herkesi etkileyebilen bu ünlü Kinik filozof bütün gariplik, anormal hal ve tavırlarına rağmen saygı görmüş, ölümünden sonra anısına Korintoslular bir köpeğin yaslandığı mermer bir sütun dikmiştir.

Türkiye’de de Diyojen’in anısını yaşatmak için 2006 yılında Sinop’un girişine heykeli dikilmiştir. Elinde fener ve asasıyla köpeğiyle birlikte tasvir edilen yaklaşık altı metrelik mermer Diyojen heykeli, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğretim görevlisi Turan Baş önderliğinde 25 kişilik ekip tarafından altı ayda hazırlanmıştır.

Felsefesi

Diyojen yoksulluk içinde yaşadığı, halka açık yerlerde yatıp kalktığı ve yiyeceğini dilenerek topladığı halde, herkesin aynı şekilde yaşaması gerektiğini savunmamıştır. Kişinin en kısıtlı yaşam koşullarında bile, mutlu ve bağımsız olabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. İnsanın kendi kendine yeterli olabilmesi gerektiğini savunmuştur. Uygarlaşmanın getirdiği kurallara ve araçlara bağlı olan bir yaşamı reddetmiş, yaşamın doğal ve sade olması gerektiğine inanmıştır.

Kendi açısından sade ve doğal, toplumsal değerler açısından ise sefil denebilecek bir yaşam sürer. Ona göre, sade bir yaşam tarzı, sadelikten başka, örgütlenmiş, dolayısıyla uzlaşımsal toplumların görenek ve yasalarını da önemsememek anlamına gelir. Diyojen, doğaya aykırı bir kurum olan ailenin yerini, kadınların ve erkeklerin tek bir eşe bağlı olmadığı, çocukların ise bütün toplumun sorumluluğunda bulunduğu doğal bir durumun alması gerektiğini savunmuştur.

BİLGİLER
tarafından 06 Aralık 2012 - 16:27 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 2.473 views kez Okunmuştur.
PAYLAŞ
1
Yorum yapın

Yorum yapma kapalı.


1