Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
NKP’den Milletvekillerine Mektup!
Sinop Nükleer Karşıtı Platformu TBMM’de bulunan Partilere ve Milletvekillerinin adreslerine mektup gönderdi.

 

10 Mart 2015 Salı 18:00

 

Konu ile ilgili açıklama yapan Sinop NKP Koordinatörü Zeki Karataş, “Mektupta, Ne Sinop’ta ne Akkuyu’da ne Türkiye’nin bir başka yerinde nede Dünyada Nükleer Santral istemediğimizi bildirdik. Şu günlerde Meclis gündemine gelmesi düşünülen Sinop NGS Ev sahibi anlaşmasının reddi yönünde oy kullanmalarını talep ettik. Tüm dostlarımızdan bu yönde destek katkı ve Vekiller üzerinde baskı beklediğimizi belirttik.” dedi.

Milletvekillerine yollanan mektup ise şu şekilde;

 

SİNOPLU ÖLMEK DEĞİL, YAŞAMAK İSTİYOR !!!!

Bilindiği üzere Siyasi İktidar; Ülkemizde sözde elektrik enerjisi yetersizliği ve enerjide dışa bağımlılık nedeniyle nükleer santraller kurarak enerjideki dışa bağımlılıktan kurtulmayı amaçlamaktadır. Sanki Nükleer enerji yerli enerji imiş gibi.
Sn. Milletvekili; Biz çevreciler, 21-22 Ekim 2014 tarihinde TBMM de grubu bulunan Siyasi Partilerin Grup Başkanvekilleriyle ve Tarım, Enerji ve Çevre Komisyonu Başkanlarıyla bir dizi görüşmeler yaptık. Sorunlarımızı ve neden Nükleer santrale karşı çıktığımızı anlattık. Dünyada Gelişmiş ülkeler neden kendi ülkelerinde Nükleer santral kurmadıklarını anlattık. Bu defada mektup yazarak sizlere anlatmak istiyoruz.
Ayrıca Anlaşmayı okuduğumuzda ülkemize güç katacağı, nükleer silah yapılacağı söylenen Nükleer teknoloji transferinin de mümkün olmadığını da gördük.
12.05.2010 tarihinde Türkiye CumhuriyetiHükümeti; Mersinİli/ Gülnar İlçesi/ Büyükeceli Beldesi / Akkuyu sahasında kurulması düşünülen Nükleer santral içinRusya Hükümeti ile 15 yıl boyunca %100 alım garantili (12,35 sent/kWh ki bu değer yenilenebilir enerji kanunu Ek cetvelinde yer alan hidrolik, rüzgâr ve jeotermal enerji kWh değerlerinden yüksek, güneş enerjisiyle yaklaşık eş değer durumdadır) anlaşma yapmış, bu bölge hükümetler arasında yapılan anlaşma doğrultusunda Rusya Devletinebedelsizolarak  terkedilecektir.Devlet; bu anlaşma ile başka bir ülkeye kendi topraklarında kendisine ait olmayan bir nükleer santral kurma izni vermiştir. Üstelik bu izni vermekle yetinmemiş, Nükleer santral da üretilecek elektriği yüksek fiyatla satınalma garantisi de vermiştir. Bir başka deyişle enerjide dışa bağımlılığı 1.24 kat arttırmıştır.
Yine Ülkemizin cennet köşesi Sinop/İnceburun’da kurulması planlanan Nükleer Santral için, Rusya ile yapılan anlaşmanın bir benzeri anlaşma;Japonya ve Fransa’ya ait şirketler konsorsiyumuile yapılmak istemektedir.
Sn. Milletvekili; Biz nükleer karşıtları Siyasi iradenin ve Enerji planlayıcılarının nasıl bir enerji planlaması yapmaları gerektiğini öğretecek değiliz. Ancak, Ülkemizdeki enerji kaynakları, ihtiyaçlarımız, bu gün Nükleer enerjiyi vazgeçilmez kılmamaktadır. Türkiye’nin alternatif enerji kaynakları vardır. Yenilenebilir enerji kaynakları açısından ülkemiz oldukça zengindir.
Ayrıca, yarattığı tehlike nedeniyle bütün Gelişmiş ülkelerinin vazgeçtiği çöp teknolojisiyle elektrik üretmesine karşıyız. Türkiye’nin elektrik potansiyelini en iyi bilen ve bu konuda eğitim almış bilim insanı ve teknik personelini bünyesinde barındıran TMMOB/ Elektrik Mühendisleri Odasının (EMO) bu konudaki çalışmalarını dikkate almayan Siyasi iktidarın; ekonomik çöküntüye girmiş Nükleer teknolojiyi ayağa kaldırma çalışmalarını içimize sindiremiyor vede kabul etmiyoruz.
Şunu iyi bilmenizi isteriz ki; Sinop’ta, Sinop halkının onayı alınmadan hiçbir siyasi iktidar Nükleer santral yapamaz, buna izin vermeyeceğiz. Kaldı ki Sinop halkının %80’i Sinop’ta Nükleer santral kurulmasını istemiyor. Sizler, yerelde yaşayan bizleri dikkate almayacak mısınız?
Sn. Milletvekili; Aralık 2014 de TBMM’de gündemine Türkiye-Japonya Nükleer santrali ev sahibi anlaşması geldi ve oylanacak. Siz Milletvekillerimizin oyları ile kabul veya ret edilecek. Bizim talebimiz, biz Sinopluların uygun görmediği bu anlaşmayı onaylamamanız, ret etmenizdir.Biz Sinoplular geleceğimize ambargo konmasını, ipotek altına alınmasını reddediyoruz.
Sn. Milletvekili; Nükleer Kazalardan da bahsetmek istiyoruz. Dünyada nükleer enerji kullanımının başlamasından buyana, büyük etkiler yaratan Çernobil ve Fukuşima kazalarının dışında farklı düzeyde kazalarda yaşanmıştır. Dünyada nükleer kazalar ve olayların güvenlik açısından derecelendirilmesi için Uluslararası Nükleer ve Radyolojik Olay Ölçeği (İNES) kullanılmaktadır. İNES, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ( IAEA) ve OECD Atom Enerjisi Ajansı uzmanlarının oluşturduğu bir yapı olup, 1990 yılından buyana kullanılmaktadır. Nükleer Kazalar; 1979 da yaşanan Three Mile İsland (Üç Mil Adası) ABD, 26 Nisan 1986 da yaşanan Çernobil (Rusya) ve 2011 de yaşanan Fukuşima (Japonya) kazaları göstermektedir ki nükleer santraller güvenilir değildir. O dönemin Başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanımız, bu kazaları ”tüp patlaması” ve ”uçak kazalarıyla” benzeştirmektedir. Bu tutum, hepimizin hayatını ilgilendiren bir konuda iktidarın ne denli ciddiyetten uzak olduğunu göstermektedir.
(1957 yılında Rusya’nın Kyshtym şehrinde bulunan Mayak Nükleer Santrali’nde atık saklama ünitesi olmaması nedeni ile radyoaktif atıkları yakınlardaki nehir’e dökülmekteydi. Bölgede yaşayanların içme suyu kaynağı olan nehirden 124,000 kişi orta ve yüksek seviyeli radyasyona maruz kalmıştı. )
Özellikle Fukuşima’dan sonra nükleer yanlılarının sarılabilecekleri bir yalan da kalmadı!

Henüz Nükleer santral olmayan Türkiye’de bile (seviye-3) ciddi olay seviyesinde kaza yaşanmıştır. Bu kaza Sağlık kurulumlarında tıbbi amaçla kullanılan, zırhlı taşıma kapları içindeki 3 adet kullanılmış Kobalt 60 kaynağını ihraç etmek yerine Ankara’da lisanssız bir depoda bir müddet depolanmış, daha sonra bu kaplardan 2 tanesi İstanbul’da bir depoya nakledilmiştir. Dokuz ay bu depoda saklandıktan sonra herhangi bir güvenlik önlemi alınmadan bir hurdacıya satılmıştır. Hurdacılar tarafından taşıma kapları sökülmesi esnasında iki işçi radyasyona maruz kalmış ve ölmüştür.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından yayınlanan olayların derlenmesiyle yapılan çalışmaya göre, 1987 yılı ile Haziran 2013 arasında nükleer santrallerde çeşitli seviyelerde İNES ölçeğine giren 611 olay ve kaza bildirilmiştir.Nükleer santrallerin zararı tek kaza riskiyle de sınırlı değildir: Nükleer santrali bugün kapatıyoruz deseniz bile, binayı ve atıkları yok edemiyorsunuz. Sorunlar hep önümüzde ve gelecek yıllara miras olarak kalmaktadır.
Sn. Milletvekili; Çernobil felaketi nedeniyle Radyasyona maruz kalıp buna bağlı olarak yaşanan hastalıklar; Kanser (Tiroit Kanseri, Meme kanseri, Prostat bezi kanseri, Mide kanseri ve Kan kanseri) , Genetik değişiklikler ( Ölüdoğumlar ) ve Kanser harici hastalıklar ( Beyin hastalıkları, hızlanmış yaşlanma süreci ve psikolojik bozukluklar.) şeklinde sıralanabilir.
Sn. Milletvekili; son söz olarak size şunu söyleyebiliriz; Bizler Dünyayı Nükleer lobici bilim insanları ve nükleerci politikacıların bilim dışı oyunlarına teslim etmeyecek kadar çok seviyoruz. Ne Sinop’ta ne Akkuyu’da ne de Türkiye’nin bir başka yerinde Nükleer santral istemiyoruz. Bunu engellemek için Demokratik ve Barışçı yöntemlerle mücadele edeceğimizi bildiriyoruz.

 

Kaynak: haber57.com.tr

BİLGİLER
tarafından 10 Mart 2015 - 18:00 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 60 views kez Okunmuştur.
PAYLAŞ
1
Yorum yapın

Yorum yapma kapalı.


1